Kültür4 dk okuma

Krassimir Terziev ve Modernizmin Mirası

Boğaz Mavisi Analiz Masası · 27 Ekim 2026

Google Haberler'de Takip Et
Krassimir Terziev ve Modernizmin Mirası

Bulgar sanatçı Krassimir Terziev’in Modern Öncüllerimle Gece Yarısı Sohbetleri başlıklı kişisel sergisi 24 Ekim 2026’da İstanbul’daki Collect Gallery’de açıldı. Fırat Arapoğlu küratörlüğündeki sergi, 2017-2026 yılları arasında üretilen çalışmaları modernizmin biçimlerini bugünün ekolojik, politik ve maddi koşulları üzerinden yeniden sorgulayarak sunuyor.

Serginin Kapsamı ve Tarihsel Bağlamı

Sergi 24 Ekim – 28 Kasım 2026 tarihleri arasında Collect Gallery’de ziyaret edilebilir. 1969’da Bulgaristan’ın Dobriç kentinde doğan ve Sofya’da yaşayan Krassimir Terziev, Sofya Ulusal Sanat Akademisi’nde resim eğitimi almış, Sofya Üniversitesi’nde kültürel antropoloji doktorasını tamamlamıştır. Resim, video, fotoğraf, yerleştirme ve metin gibi farklı mecralarda çalışan sanatçının eserleri Centre Pompidou’nun Modern Sanat Müzesi koleksiyonu ile Ljubljana’daki Moderna galerija koleksiyonlarında yer almaktadır. Terziev daha önce 2014 Mardin Bienali’nde, Tate Modern, Centre Pompidou ve Museo Nacional Centro de Arte Reina Sofía gibi kurumlarda grup sergilerinde yer almıştır. Serginin çıkış noktasını modernizmin tarihsel olarak kapanmış bir dönem olmaktan ziyade günümüz sanatında farklı biçimlerde varlığını sürdüren bir tartışma alanı olarak ele almak oluşturmaktadır.

Modernizmin Biçimleri, Değişen Maddi Koşullar

Terziev’in sergideki yaklaşımı, modernist sanatçıların biçimsel dilini yeniden üretmekten çok, bu dilin dayandığı varsayımları sınamak üzerine kuruludur. Maleviç’in geometrik soyutlaması, Mondrian’ın ızgara düzeni ve Donald Judd’ın tekrarlanan modülleri, sanatçının çalışmalarında farklı malzemelerle ve üretim süreçleriyle karşı karşıya gelmektedir. Beyaz Zemin Üzerinde Siyah İkonlar Üzerine Altın Yaprak (Maleviç’ten Esinlenerek) (2026) adlı üçlü çalışma, altın varak ile siyah-beyaz geometrik imgeleri bir araya getirerek Maleviç’in 1915 tarihli Siyah Kare’siyle ilişkilendirilen soyutlama ve kutsal imge arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşımaktadır. Altın, geometrik biçimlerin yalınlığını yalnızca süsleyen bir unsur değil, resmin maddi niteliğini ve simgesel çağrışımlarını değiştiren bir müdahale olarak işlev görmektedir. Bu eser, modernizmin saflık arayışını malzemenin direnci ve simgesel katmanlarla yan yana getirerek izleyiciyi alışılageldik yorumların ötesine davet etmektedir.

Ağaç Kesiminde Mondrian ve Judd’dan Sonra Fırtına

Ağaç Kesiminde Mondrian (2025) adlı çalışma, ceviz ve kayın ağacından kesilen parçalar üzerine yağlı boyayla oluşturulan sekiz nesneden oluşmaktadır. Mondrian’ın yatay ve dikey çizgilerle kurduğu düzeni ahşabın doğal yapısıyla karşılaştıran eser, endüstriyel üretimin standartlaştırıcı mantığı ile ağacın büyüme sürecinden geriye kalan izleri aynı yüzeyde buluşturmaktadır. Böylece soyutlama, doğadan arındırılmış evrensel bir dil olmaktan çıkarak malzemenin kaynağına ve üretim sürecine bağlanmaktadır. Benzer bir gerilimi Judd’dan Sonra Fırtına (2025) adlı eser taşımaktadır. Modifiye akrilik camdan oluşan dikey yapı, Donald Judd’ın modüler heykellerini hatırlatırken tekrarlanan birimlerin oluşturduğu düzeni korur ancak malzemenin biçim değiştirmesine ve fiziksel koşullara açık bir yapı sunar. Judd’ın çalışmalarında öne çıkan tekrar ve nesne-mekân ilişkisi burada değişmezlikten çok kırılganlık üzerinden ele alınmakta, minimalizmin özerklik idealini çevresel ve maddi etkenlerle sınamaktadır.

Resmin Arka Yüzü ve Hareket Eden Bakış

Diğer Taraftan Kim Korkar (2022) adlı çalışma, resmin görünen yüzeyi ile üretim sürecini birbirinden ayıran sınırı sorgulamaktadır. Alexander Rodchenko’nun tek renkli resimleri ve Barnett Newman’ın renk alanlarıyla ilişki kuran eser, üç tuvalin arka yüzüne uygulanan kırmızı, sarı ve mavi akrilik boyayı görünür kılmaktadır. İzleyici, resmin tamamlanmış yüzeyine değil, normalde gözden uzak kalan arka tarafına yönlendirilmekte; resim yalnızca görülen bir görüntü değil, üretim, taşıma ve sergileme süreçlerinden oluşan fiziksel bir nesne olarak ele alınmaktadır. Daniel Kötter ile birlikte gerçekleştirilen Merdivenden İnen Hayalet (2017) adlı 24 dakikalık film ise tartışmayı mimari mekâna taşımaktadır. Açılıp kapanan kapılara ve pencerelere yerleştirilen kameralar iç ve dış mekânlar arasında geçiş yaparak binanın farklı bölümlerini bir araya getirmekte, insan figürünün ortadan kaybolduğu görüntülerde kamera bedene ait hareketin yerini almaktadır. Çalışma, Marcel Duchamp’ın Merdivenden İnen Çıplak (No. 2) (1912) ve Gerhard Richter’in Ema (Merdivenden İnen Çıplak) (1966) adlı eserlerini hatırlatarak hareket, görüntü ve temsil arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme getirmektedir.

İstanbul Bağlamı ve Erol Akyavaş Referansı

Serginin İstanbul bağlamındaki önemli referanslarından biri Erol Akyavaş’tır. Fallen Cities After Akyavaş (2026) adlı çalışma, Akyavaş’ın Fallen Cities/Citadels dizisiyle dolaylı bir ilişki kurarak sergiyi yalnızca Batı modernizminin kanonik figürleri etrafında şekillenen bir tartışma olmaktan çıkarmaktadır. Bu gönderme, farklı tarihsel ve kültürel deneyimlerin modernizmle kurduğu ilişkileri de değerlendirme alanına sokmaktadır. Terziev’in üretimleri, sanat tarihinin yerleşik biçimlerini günümüze taşımanın ötesinde, bu biçimlerin hangi maddi koşullar içinde üretildiğini ve bugün ne ifade edebileceğini sorgulamaktadır. Geometrik düzenin ahşapla, minimalizmin değişen malzemelerle, resmin arka yüzünün görünür olanla karşı karşıya geldiği sergide modernizm, tamamlanmış bir miras olarak değil, yeniden yorumlanmaya açık bir üretim alanı olarak belirir.

Sergi, izleyiciyi modernizmin ideallerini bugünün ekolojik kaygıları, emek süreçleri ve malzeme direnci üzerinden düşünmeye teşvik ederek İstanbul’un çağdaş sanat sahnesine önemli bir katkı sunmaktadır. Collect Gallery’nin Tomtom’daki mekânı, bu sorgulayıcı yaklaşımın mekânsal bir uzantısı haline gelerek sanatseverleri 28 Kasım 2026 tarihine kadar ağırlamaya devam edecektir. Terziev’in çalışmaları, sanat tarihinin mirasını eleştirel bir mesafeyle sahiplenmenin, onu dönüştürerek bugünün koşullarıyla buluşturmanın entelektüel derinliğini gözler önüne sermektedir.

Kaynaklar

[1] ArtDog Istanbul: https://artdogistanbul.com/krassimir-terziev-ve-modernizmin-mirasi/

[2] TRT Kültür: https://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/teos-antik-kentinde-yeni-buluslar-961354.html

Görsel: Anna Berdnik (https://unsplash.com/@aberdni?utm_source=turk_mavisi&utm_medium=referral), Unsplash (https://unsplash.com/?utm_source=turk_mavisi&utm_medium=referral) · Lisans: Unsplash Lisansı · https://unsplash.com/@aberdni?utm_source=turk_mavisi&utm_medium=referral

Bu analiz Grok desteğiyle hazırlanmıştır.

PaylaşXWhatsAppLinkedIn